Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ocak 2022 Pazartesi

Sporcu Beslenmesi

Hepimizin bildiği gibi birçok bilim dalı birbiriyle iç içedir. Gelin biz de gastronominin iç içe olduğu bilim dallarını inceleyelim. Bu yazımda gastronomi ve sporun arasındaki bağlantıyı bilimsel kaynaklardan ve hem bir gastronomi öğrencisi  hem de sporcu olan arkadaşımızın gözünden sizlere aktarmaya çalışacağım.  

“Beslenme; sporcunun gereksinimi olan enerji ve besin ögeleri ile yeterli sıvı alımını içermelidir. Sporcular için önerilen mûcizevî bir beslenme şekli veya besin yoktur. Genel olarak sporcuların karbonhidrattan zengin diyetle beslenmesi önerilirken, protein, vitamin ve mineralleri yeterli tüketmesi, yağdan sağlanan enerjinin spor yapmayan bireylerden biraz düşük olması önerilmektedir. Ayrıca sporcuların tükettikleri sıvı miktarı da fazla olmalıdır.” (Ersoy ve Hasbay, 2008).

Farklı spor dalları için farklı beslenme planları geliştirilir. Günlük kalori ihtiyaçları kişinin kendine özel olarak profesyonel kişiler tarafından hazırlanmalıdır. Bu sebeple kalori ihtiyacı için belli bir sayı vermek doğru değildir. Ancak oran olarak en büyük pay karbonhidratlara aittir. Bunun sebebi vücudun enerji ihtiyacını karşılamaktır.

Şimdi sporcu bir gastronomi öğrencisi gözünden gastronomi ve spor ilişkisini inceleyelim…

GastroAnadolu: Bize sporla ilgili geçmişinden bahseder misin?

Furkan Nazif KURT: Spora dördüncü sınıfta futbolla başladım. Dokuzuncu sınıfta futbolu bırakıp vücut geliştirmeye yöneldim. Spora bazen ara verdiğim oldu ama tamamen hiç bırakmadım. Bu süreçte vücudumda istemsiz değişiklikler oluyor. “Zaten spor yapmıyorum sağlıklı beslenmeme gerek yok” gibi düşünüyorum ama bu doğru değil. Spor yapmadığımda zayıflamaya, aynada kendimi gördüğümde beğenmemeye ve dolayısıyla spora tekrar başlıyorum. Bu durum psikolojik olarak ne kadar etkilenebileceğimizi de gösteriyor aslında.

GastroAnadolu: Bu beslenme tarzındaki bileşenler senin için yeterli mi?

Furkan Nazif KURT: Günlük olarak kilomun iki katı kadar protein almam gerekiyor. Karbonhidratları da canım istediğinde abartmadan yiyorum. Yağlardan ise sağlıklı olanları tercih ediyorum (avokado, kuruyemiş, zeytinyağı, tereyağı).

GastroAnadolu: Bölümün sana bu alanda ne gibi faydaları oldu?

Furkan Nazif KURT: Öncesinde de araştıran biriydim bu yüzden bildiğim her şeyi okul sayesinde öğrendim diyemem. Ama okuldaki derslerin bilmeyen birine bu alanda yardımcı olacağını düşünüyorum. Bir de mutfak dersleri benim için güzel oluyor. Güzel yemekler yapıyoruz bunların hepsini okulda yiyip bitiremiyoruz. Böylece o günü kurtarmış oluyorum.

GastroAnadolu: Mezuniyet sonrası sporculara yönelik uzmanlaşmayı düşündün mü?

Furkan Nazif KURT: Aslında diyetisyenliğe merakım var ama ben sözelim, ders alanı farklı olduğu için o bölümü okumayı düşünmedim. Beslenme koçluğu gibi bir işin de bence sektörde çok önemi kalmadı çünkü çok fazla beslenme koçu var.

GastroAnadolu: Sporcular sürekli yulaf yer algısı nereden geliyor sence?

Furkan Nazif KURT: Yemek zorunda değiller aslında farklı karbonhidratlar da tüketebilirler. Ama genelde yulaf tercih edilir bunun sebebi ise en iyi karbonhidratlardan olup ucuz ve rahat ulaşılabilir olmasıdır.

GastroAnadolu: Anadolu Üniversitesi Yemekhanesinden yemek yiyor musun?

Furkan Nazif KURT: Evet düzenli olarak yemeye çalışıyorum. Aslında benim diyetime pek uymuyor ama beğeniyorum okul yemekhanesini. Fiyat performans açısından bence iyi. Evde yemek yerken daha dikkatli davranıyorum tabii.

 

Kaynakça:

Prof. Dr. Ersoy, G. ve Dr. Dyt. Hasbay, A. Sporcu Beslenmesi. Hacettepe Üniversitesi – Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü: Ankara (2008)

Prof. Dr. Atkoşar, Z. Beslenmenin Temel İlkeleri. Anadolu Üniversitesi Yayınları: Eskişehir (2015)

 

23 Kasım 2021 Salı

DÜNYANIN EN İLGİ ÇEKİCİ DİYETİ: KAN GRUPLARINA GÖRE BESLENME

Sağlıklı beslenmenin popüler hale  gelmesiyle birlikte her gün birçok yeni diyet ve beslenme biçimi  hayatımıza giriyor. Gelin son zamanların en popüler beslenme türlerinden biri olan kan grubuna göre beslenme hakkında daha detaylı inceleme yapalım.

İlk olarak hepinizin aşina olduğu kan gruplarından bahsedelim. Kan grupları ebeveynlerden miras alınan genler tarafından belirlenir .A, B, AB ve 0 olmak üzere dört ana kan grubu vardır. Ancak her grup RH( + ) ve RH( - ) olabildiğinden, bu iki sistemin kombinasyonundan 8'li kan grubu sistemi ortaya çıkmıştır.

Adamo’nun 20. yy ortalarında ortaya atmış olduğu fikir ve bununla birlikte yazmış olduğu kitap doğrultusunda insanlarının beslenme alışkanlıklarında köklü değişimlere sebep olacak  alışılmadık bir beslenme şekli tasarlamıştır.1996 yılında uzman doktor Peter J.Adamo’nun, "The Geno Type Diet" adlı kitabında ortaya attığı besinlerin kan grupları üzerine etkisi görüşü  bugün de hala pek çok tartışmaya konu olmaktadır. Bu teoriyi destekleyen birçok doktor bulunmaktadır. Bunlardan biri ise Türk bilim adamı Profesör Doktor Mehmet Öz’dür. Ayrıca Mehmet Ali Bulut da Can Boğazdan Çıkar adlı kitabıyla bu teoriye ışık tutmaya çalışmıştır.

Adamo Kan Gruplarına Göre Beslenme kitabında hastalarının üzerinde yapmış olduğu çalışmada aynı hastalığa sahip hastalarına  aynı ilaçları ve besinleri verdiği halde bazı hastalarının çok çabuk iyileştiği bazı hastalarının ise daha da kötüye gittiğini fark etmiş bunun nedenini araştırdığında, aynı besinlerin farklı  kan gruplarında çökeltiye ya da ağdalı hale gelmesine yol açan gıdaların olduğu sonucuna varmıştır. Adamo her kan grubuna ait insan bedeninin her yiyeceği gerektiği şekilde  metabolize edememesinin diyabet, insülin direnci, kanser, böbrek, karaciğer, sindirim hastalıklarının oluşma riskini arttırdığını savunmuştur. Adamo ünlü teorisinde kan gruplarına uygun yiyeceklerden şöyle bahsetmiştir;

 A Grubu'nun yemesi gerekenler: Soya proteinleri, tahıl ürünleri ve sebzeler, balık ,oğlak eti limon.

 A Grubunun yememesi gerekenler: Kırmızı et, biber, domates, patates, turunçgiller

 AB Grubu'nun yemesi gerekenler: Domates, balık, süt ürünleri, sebze, koyun, deniz yosunu

 AB Grubu'nun yememesi gerekenler: Dana ve sığır eti, tavuk kuruyemiş, sarımsak, sirke, yoğurt 

 0 Grubu'nun yemesi gerekenler: Kırmızı et, ciğer, beyaz et, balık ve deniz ürünleri, ıspanak 

 0 Grubu'nun yememesi gerekenler: Tahıl ürünleri, süt ürünleri, lahana, çavdar

B Grubu’nun yemesi gerekenler: Sütlü besinler, dana ve hindi eti, baklagiller

B Grubu’nun yememesi gerekenler: Mısır, buğday, mercimek, fındık ve susam 

Bütün bu bilgiler ışığında kan grubuna göre beslenmenin  mantıklı bir beslenme şekli olduğunu düşünüyorsanız bu yazıdan sonra tekrar düşünmek isteyebilirsiniz.

 İlk olarak coğrafyalardaki yetişen ve yetişmeyen besinleri düşündüğümüzde her birey bu besinlere aynı kolaylıkta ulaşamayacaktır. Örneğin A kan grubundaki bir birey kırsal bir bölgede yaşıyorsa muhtemelen hayvansal proteini  kırmızı et olarak tüketecektir fakat bu beslenmenin temel ilkelerine göre A kan grubu bireyler balık tüketmelidir. Başka bir açıdan bakarsak kan grubu çeşitliliği olan ailelerde her bireyin farklı besinler tüketmek zorunda oluşu bu beslenme şeklinin uygulanabilirliğini  imkansız hale getirmektedir. Çünkü  pratiklik kavramının hayatımızın merkezine girdiği günümüz dünyasında  insanlar daha az uğraş vererek tüketebileceği  lezzetli  besinleri  tercih etmektedir. Öte yandan dengeli beslenmenin  insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini düşünecek olursak bu beslenme şeklinin insan sağlığını negatif etkileyeceği aşikar.  Belirli yiyeceklerle kısıtlanmış olan bu kan gruplarındaki insanların sebze, bakliyat veya hayvansal  gıdalardan birini tüketerek insan vücudunun ihtiyaç duyduğu besinleri alabileceğini düşünmek en kibar tabirle iyimser düşüncenin ürünüdür. Şunu da düşünmeliyiz ki her bireyin alması gereken kalori  miktarı ve besin ögeleri aynı değildir. Profesyonel bir sporcu daha fazla kalori, protein ve karbonhidrata ihtiyaç duyarken sıradan bir insanın ihtiyaçları aynı düzeyde olmayacaktır.  Bu insanların kan grubuna göre beslendiğini farz edersek ihtiyaçları olan besinleri doğru miktarda alamayacaklardır. 

Kan grubuna göre beslenmenin tıbbi boyutuna değinmemiz gerekirse şunları sorgulamadan geçemeyiz. Günümüzde yaşayan insanların %30’unda alerji olduğunu düşünürsek kan grubuna göre beslenmek isteyen bir kişinin diyetindeki herhangi bir yiyeceğe alerjen etki göstermesi görmezden gelinemeyecek bir ihtimaldir. Son ve en çarpıcı argüman ise diyabet, kalp hastalıkları, obezite,  böbrek yetmezliği , tansiyon gibi rahatsızlıkları bulunan insanlar onlar için en uygun beslenme programına göre beslenmektedir fakat bu uygulanabilirlikten  yoksun yalnızca teori olarak varlığını sürdüren çalışmaya göre bu insanlar kan gruplarına göre beslenmeli ve hayatları hiçe mi sayılmalı? 

KAYNAKÇA

D’Adamo, P. (2012).Kan Grubunuza Göre Beslenme. (M.Ayral,Çev.) İstanbul: Yakamoz Yayınevi Bulut, M.A. (2011). Can Boğazdan Çıkar. İstanbul: Hayat Yayınevi

D’Adamo, P. (1996). Kan Grubunuza Göre Diyet. (D. Çakıcı. Çev.) İstanbul: Yakamoz Yayınevi

Yazarlar: S.Betül KAYIR & Mert Sinan ÖZÇELİK